Bulmaca oyunlarını sever misiniz?
Ben severim, ama iyi olursa. Bu seçiciliğim nedeniyle bulmaca oyunu oynamayalı
epey zaman olmuştu. Buna ek olarak bilgisayar başında bulmaca çözmenin
de kısa bir süre sonra monotonluktan dolayı sıkıcı hale geldiğini düşünüyorum.
Fakat bu kez durum biraz farklı. 1999 yılında piyasaya sürülmüş "Pandora's
Box" adlı oyunu kaçırmıştım, ancak bu yıl hazırlanan sürümünü kurup oynamaya
başlayınca böyle bir bulmaca oyununu kaçırdığım için epey üzüldüm. Evet,
Microsoft geçen yıl birçok yerde "Yılın Bulmaca Oyunu" olarak değerlendirilen
oyunu yeni bulmacalar ekleyerek "Puzzle Game of the Year Edition" olarak
piyasaya sürdü...
Kurulum zorlanmadan tamamlanıyor
ve oyunu başlattığınızda gerek demolar, gerekse arayüz açısından sıradan
bir bulmaca oyunundan oldukça farklı ve üstün olduğunu görüyorsunuz. Bulmaca
oyunlarını belli süre sonra sıkıcı hale getiren nedenlerden bir de hiç
şüphesiz bir konusunun ve tamamlamaktan başka bir amacının olmayışı. Pandora's
Box bu açıdan da farklı. Her ne kadar oyundaki tüm bulmacalara (bundan
sonra "puzzle" diyeceğim) menüdeki "Tutorial" veya "Puzzles Only" seçeneklerinde
ulaşabiliyor olsanız da adınızı girdikten sonra başladığınız macera kısmı
oldukça sürükleyici. Oyunun başında (malesef yine yabancı dilde) Pandora'nın
kutusunun hikayesini dinliyorsunuz. Pandora'nın Kutusu bildiğiniz gibi
mitolojik bir hikaye, burada hikayenin aslını anlatmayacağım, merak edenler
ansiklopedi karıştırıp rahatlıkla bulabilirler. Tabi oyun da bu hikayeye
dayalı. Tanrılar Pandora'ya açacağını bile bile bir kutu veriyorlar, açılınca
da kutudan çıkan yedi mitolojik karakter dünya'nın her tarafında karışıklıklar
yaratıyor. Biz de tüm dünyayı şehir şehir dolaşıp bu karışıklıkları (yani
puzzle'ları) çözmeye ve karakterleri tekrar kutuya hapsetmeye çalışıyoruz.
Nasıl mı hapsediyoruz? Öncelikle
kutunun bir yüzünden başlıyoruz. Unutmadan, Pandora'nın kutusu beşgen bir
yapıda, yani standart bir küp veya dikdörtgen prizma gibi altı yüzeyli
değil, yedi yüzeyli. Her yüzeyde ise bir mitolojik karakter yer almakta.
Yine bu karakterlerin ortadaki resimlerinin etrafında ise dört figür bulunmakta.
Amacımız ise bu figürlerin içinde bulunduğu "puzzle"ları bulmak ve çözmek.
Her figür dünyadaki bir şehirde gizli ve figürleri buldukça o karakter
için aramanız gereken yeni bir şehir açılıyor. Her şehirde 10 puzzle var
ve figürün hangi puzzle'da gizli olduğunu da malesef figürü bulana kadar
bilemiyoruz. Bu yüzden figürü bulana kadar puzzle'ları tamamlamak gerekiyor
(merak etmeyin figürler siz görmeseniz bile eğer doğru puzzle'ı çözmüşseniz
kendiliğinden bulunuveriyor). Figürleri buldukça mitolojik hikayenin aslında
alınma bölümler yazılı ve sesli olarak oyuncuya iletiliyor. Dört figürü
bulduktan sonra ise o karakter için son aşamaya geçiliyor ve karşınıza
o ana kadar çözdüklerinizden biraz daha zor bir bulmaca geliyor. Bunu başardığınızda
ise bir sonraki karakter için aynı serüvene tekrar başlıyorsunuz.