Oooh, iyi oldu uzun süredir bir
inceleme yazmıyordum, bari yeni oyun kıtlığı çekilen şu aylarda eski oyunları
yazayım dedim. Evet, Nfs'yi yazıyorum, sanki oyunu bilmeyen varmış gibi.
Neyse canım hep yenileri mi yazacaz, çeşit olsun sitede. [Yazarın okuyucuya
sitem notu : Hani sayfanın alt köşelerinde bir anket var, hani hangi tür
oyun falan yazan, hah orada FRP ve Stratejiye oy vermeyenleri, spor/yarış'a
oy verenleri şiddetle kınıyorum, (oh rahatladım)].
Nostalji:
Test Drive 1 vardı bir zamanlar,
ah ah ne de güzel oyundu öyle, Accolade yazısı hala gözümün önünde. Arabayla
gezerdin, hız yapardın, uçurumdan atlardın, tabi sadece camın çatlardı
ama olsun, sen atlamış olurdun. Yok arabanın özelliklerini görürdün, kaçıncı
viteste kaça çıkar, ona bakar ona göre vites atardın.
Neyse efendime söyleyeyim, bundan
neden bahsettim, o zamanlar (belki oyun yokluğundan, belki de gerçekten)
oyunların oynanabilirlikleri çok fazlaydı, 5 ay, hergün belirli bir tane
oyunu oynasan bile bıkmaz, oynamaya devam ederdin, şu günlerde, hatta pentiumlar
çıkalı hiç bir oyun o eskilerin yüksek oynanabilirlik seviyesine erişemiyor,
ama bazıları çok yaklaşıyor. İşte onlardan biride NFS serisi, ve en son
çıkanı Need For Speed: High Stakes (Amerika adı bu tabi, avrupa'da NFS:
Road Challenge). Bana göre bütün NFS serilerinin en iyisi olan bu oyun
yukarıda bahsettiğin oynanabilirlik ve yeniden oynanabilirlik katsayısı
bakımından çok yukarılarda. Ben ki 10 saate bir karaktere level atlatmayı
seven adam hala gaza basmış bir şekilde eğleniyorum Nfs'de. Tabi bunların
altında yatan nedenler oyunun bayağı gerçekçi olması, güzel arabalar olması,
bir de korna çalabilmen. Kornasız küfürsüz olmaz şöförlük.